19 Haziran 2010 Cumartesi

...

Ne salak ve gereksiz bişeysin diyorum bazen sana. Olmasan hayat ne kadar düzenli rutin ve sağlıklı ilerler.
Ama bazen.. Sevginin de farklı farklı türleri var diyorum. Bazılarını diğerlerinin yerine koyamıyor, bazı insanları çok özel, çok zamansız, plansız ve olmaması gerektiği şekillerde seviyorsun.
Aşık oluyorsun mesela; olduğunu sanıyorsun. Semptomlar hemen her zaman sabit seyrediyor. Ufacık detaylara takmaya başlıyorsun önce kafamı. Detaylarda boğulmaktan zevk almamı sağlıyorsun. Sonra tüm bu detayları kafamın içinde milyonlarca kez bozup kurguluyorum tekrar. Kafamın içine bi kızı sokuyorsun, sonra o kızıı öldürüp parçalara ayırıyor ve tekrar kurguluyorsun. Sonra ben kafamın içine soktuğun kızla beraber, kafamın içinde yarattığın kıza da aşık oluyorum. Birbirlerinin eksiklerini kapatmakla yükümlü nevrotik siyam ikizleri. Ayrılamadıkları gibi bir de olamıyorlar. O arada ben de tek bir adam olmaktan çıkıyorum, kafam sürekli dağınık, sadakati, ilişkileri, insanları, sözleri sorguluyorum. Kurguladığın bedenin dikiş yerlerine bakıp sökükler arıyorum. Kafamdan atmaya çalışıyorum, kontrolü kaybetmemek herşeyden önemli. Ama ben gene de bana kontrolü kaybettirecek birine kapılabilirim ancak; biliyorsun. Zaaflarımdan iyi yararlanıyorsun. Ve bazen sana karşı bile kaybetmek istemiyorum kontrolümü. Olmaması gereken zamanlarda olmaması gereken fiziki belirtilerle hayatımın içine sıçıyorsun. İstemiyorum.
Asilce acı çekmek istiyorum, hiç acı çekmemek istiyorum, aklımın en konforlu köşesinde en iyi üzüm salkımlarını lüpletirken bana bakıp sessiz sessiz kahkahalar atıyorsun. Kafamı karıştırıyorsun, aklım bi çamaşır makinası gibi olsun kapağını açıp seni çıkarabileyim ve bi mandalla balkona asıp orda unutabileyim istiyorum. ya da ne bileyim.. Uğraşacak başka kimsen yok mu senin? Başkalarına hissettirdiğin tüm o abuk halleri, titremeleri, karın ağrılarını yaşa istiyorum. Sonra ne bileyim. Böle ufacık şeylerden heyecanlanmak istemiyorum. Mantığımı kapattığın o pis rutubetli hücreden çıkarmak ve onu da alıp kendimden kaçmak istiyorum.
Başka biri olmaya. Senden uzak olmaya.
Kaçamıyorum.
Kaçmıyorum.
Tıkanıp kalıyorum, günlerce konuşuyorum, ama aklımın içinde sürekli susuyorum. Kabul etmek istemediğim şeyleri dayatma bana. Ruh hastası.
Ne boktan bi duygusun aşk.
Nefret ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder